| Seavoice : 21.01.2007 |
|
Oyun benim için bir tedavi gibiydi. Bir oyuncu bu kadarmı bir psikiyatr olabilir? Emeğinize sağlık Erdoğan Ersever ve Ayşen İnci..
|
| bilgence : 29.12.2006 |
|
İnsan ruhunu-duygularını ve psikolojisini incelemek -çözmek ilgi alanlarımdan olduğu için ben beğendim ...
Psikiyatristlerin nasıl kişiler olduğunu ve ne iş yaptıklarını merak edenler varsa onlar da izlesin ,epey gerçekçi buldum bu konuda :)
|
| milomanara : 26.11.2006 |
|
"Yaşamın amacı yaşamın kendisidir!" Yaşamı küçümseyenler izlemeli.
|
| pabLo21 : 27.10.2006 |
|
Oyun, ikinci perdede kendini daha fazla izlettirdi.Ilk perde Stephanie agirlikli islendiginden akiciliktan biraz yoksundu.Ikinci perdedeki hareretli diyaloglar oyuna "cift kisilik duet" havasi katti ve izleyiciyi oyuna ortak etti.Gerek Aysen Inci gerekse Erdogan Ersever`in oyunculugu muazzamdi.Ayrica oyunun bitisi sinema etkisi yaratti.2.`si de yapilir diye dusunmedim degil.Izlenilesi ve izletilesi bir oyun sunduklari icin emegi gecenlere sonsuz tesekkurler...Gidin ve izleyin!
|
| ophelia : 24.03.2006 |
|
Kemandan çok fazla hoşlanmadığım halde,fuayede çalınan keman çok hoşuma gitti,o arkadası ayrı tebrik ediyorum..Oyuna,tekerlekli iskemlede olmasına rağmen,daha çok Ayşen İnci hakimdi..Emeği geçen herkese teşekkürler...
|
| bernaisik83 : 02.02.2006 |
|
Acı,nefret,üzüntü,sevgi,kızgınlık..kısacası duygular bu kadar güzel anlatılabilirdi.Ayşen İnci performansıyla bunları fazlasıyla yaşattı..Ses tonunda,gözlerinde bu duyguları hissetmek,kendinden birşeyler bulmak çok güzeldi..Tebrikler..
|
| sedano : 12.12.2005 |
|
Oyun perde açılır açılmaz ilgimi kazandı desem yanlış olmaz.Dekor inanılmaz şıktı.Konunun işlenişi gerçekten harikaydı.Özellikle Ayşen İnci'nin performansından çok ama çok etkilendim.Konu içeriğinde gerekli olan ruh halini çok iyi yansıttı.Tabii Erdoğan Ersever'e de haksızlık etmemeli...Mutlaka izlenilmeli diye düşünüyorum.İyi seyirler.
|
| gremre : 24.11.2005 |
|
İstanbul DT'nin 8 Kasım 2005'den itibaren gösterilen bu oyununu bugun izleme fırsatı buldum... bu oyunda beni çeken 2 şey vardı: birincisi az kadrolu oyunlara karşı özel bir sempatim olması - ki bu oyun iki kişilikti - ikincisi ise oyunun rejisörlüğünü Emin Olcay'ın yapması... oyunun geneline gelince... oyunun vasat belki vasatın az biraz üstündeydi... Emin Olcay'ın oyunu populer hale getirmek istemeden orjinal ingiliz esintisini korumaya çalışması esere güzel bir saygı olarak nitelendirilebilir olsada, reji anlamında oyuna pozitif yönde pekte fazla bişey kattığını söylemek zor gibi... çok absürd bi yaklaşım ancak oyunun belki bi yönetmeni olmasaydı da oyun bu haline yakın çıkacaktı... oyunculuklar konusuna gelince... oyunun baş oyun kişisi konumunda olan MS hastası kadın(Stephanie) rolunda Ayşen İnci izlerken sahnede sanki gerçek bir MS hastasını izlemekten çok roluna güzel hazırlanmış bir oyuncuyu izledim... yani gerçek bi MS hastası görmekten çok MS li rölünü güzel oynayan bi oyuncu gördüm... oyunun erkek karekteri Dr. Feldmann'ı canladıran oyuncu Erdoğan Ersever'i izlerkense fiziksel aksiyon olarak oyundan bir an bile kopmadığı ancak yer yer iç aksiyonda çokta önemsenmeyecek derecede kopmalar olduğu söylenebilir... tabi bu ayrıma varırken bayan oyuncunun canlandırdığı karekterin doktor karekterinden kat kat daha zor ve kat kat daha fazla oyunculuk gerektirdiğini söylemeden geçmemek lazım... son olarak oyunda "müzik ve keman" büyük önem taşıyan iki unsurdu...ve oyun başlamadan önce, seyirciler içeri alınmadan bekleme salonunda yapılan canlı keman dinletisi oyunu izleyecek seyirci için oyun öncesinde güzel bir jest olmuştu...
|
| pinkzel : 20.11.2005 |
|
Oyun ilk perdesine kadar biraz sıkıcıydı.Bu sıkıcılık sanırım oyunun çok fazla hareketli olmamasından kaynaklanıyordu.İkinci perdesinde konu biraz daha ilgi çekici ve oyun biraz daha hareketli hale gelerek dikkati kendi üzerine topladı.Oyunun konusu genel olarak iyiydi.Oyunculara herhangi bir yorum yapmaya gerek yok,onlar zaten sahnede kendilerini iyi bir şekide yorumladılar.Kısaca tavsiye edilebilir bir oyun.
|